Emir Taha’nın yeni şarkısı İstanboo 11 Temmuz’da tüm dijital platformlarda yerini aldı.
Yeni teklisi İstanboo ile yaz playlistlerine hızlı bir giriş yapan Emir Taha’dan bahsedeceğiz bu yazımızda. Bütün dünyayı oyun alanı haline getirmiş olan, yaratımlarını Londra, California, İstanbul arasında yapan inanılmaz bir sanatçı, Emir Taha. Kulaklıklarınızı taktığınızda en kaotik yerleri bile güvenli alan haline getiren bir müzikal evreni var. Ve bu müzikal evrende kaybolmak, yaşamanın en renkli ve en cesur hali diyebiliriz.
Her adımınıza eşlik eden hem havalı hem canlı hissettiren ritimler, Emir Taha’nın ruhunun şarkılarına direkt bir yansıması gibi. Hem Akdeniz’in sıcak güneşi hem de Londra’nın cool tavrı tüm yaratımlarına sinmiş durumda. Şarkılarındaki oriental dokunuşların sadece müziğine değil sanatının her ögesine yayılmış olduğunu görebiliyoruz. Mazza Mezze’nin tekli kapaklarının bütünlüğü, takıları, kliplerindeki lokal detaylar, İngilizce sözlerin arasına akıllıca yerleştirilmiş Türkçe deyimler, iki dilin kusursuz geçişleri… Ve tüm bunların R&B ve hiphop tonlarla kusursuzca füzyonu. Emir’in kendisi gibi tamamen bir yere değil, dünyanın tamamına ait hisseden herkese kapılarını açan bir diskografisi var. Ve biz de şimdi bu şarkıların arasında beraber bir yolculuğa çıkıyoruz.
İSTANBOO
Yolumuza yazının başlığına da adını veren İstanboo ile başlıyoruz. Uzun zamandır beklediğimiz Ezhel işbirliği ile hayat bulan İstanboo 11 Temmuz’da tüm dijital platformlarda yerini aldı. Kıvrak ritmi ve yakalayan sözleriyle dinlerken yerinde durmanın mümkün olmadığı İstanboo, oriental tınılarıyla İstanbul’un rengarenk yapısını başarılı bir şekilde aktarıyor. R&B tonlara karışmış kanun melodileri, dokunulamayacak kadar pürüzsüz bir akışa eşlik eden vokal nağmeleri ve sıcacık havasıyla kaotik ve çekici İstanbul’u bütünüyle hissediyoruz. Tanıtımında kullanılan İstanbul’un farklı yerlerinde çekilen kısa videoların da bu harika şarkının atmosferini güçlü bir görsel dünyayla tamamlamış olduğunu söyleyebiliriz. Bir röportajında “Sanki İstanbul’da yaşıyorum ve Londra’da bunları kelimelere döküyorum.” diyen Emir Taha’nın bu şehri ne kadar özümsediğini bu şarkıda net bir şekilde görebiliyoruz. Sabahın erken serin saatlerinin ve şehrin nefes alınacak sakince sokaklarının şarkısı olan İstanboo’nun hakkının konserlerde dans ederek söylediğimiz zaman verebileceğimizi düşünüyor ve en yakın Emir Taha konserini sabırsızlıkla bekliyoruz.
ASTİGMAT
Mazza Mezze EP’sinde yer alan Astigmat, biten bir ilişkinin arkasından yaşanan perişanlığı dinlediğimiz bir şarkı. Aynı seviyede giden, inişsiz çıkışsız akışı dinlerken bize güvenli bir alan sunuyor. Her şeyin tekdüzeleştiği o ruh halinde, müziğin ritmi adeta geçmek bilmeyen bir bulantı ve baş dönmesi hissini tüm hücrelerimizde yaşatıyor. Emir Taha’nın söz yazarlığı açısından en başarılı bulduğum parçalarından biri Astigmat. Örneğin “Kirpiğin düşmüş dedi bi dilek tut üfledim uçmadı parmaktan” dizesiyle çocukluğumuzdan gelen bir oyunu bize hatırlatıp daha da çaresiz ve kırılgan hissettirmeyi başarıyor. “Küçük geliyor artık bu pembe gözlükler” ile yorgunluğu, “Ne fark eder artık doğsa güneş, her gece parlasa yıldızlar” ile kabullenmeyi hissediyoruz. Ve şarkının yüzümüze yerleştirdiği hüzünlü gülümsemeyle kalp kırıklıklarımızı normalleştiriyoruz.
OFF DAYS
Emir Taha’nın A COLORS SHOW’da sergilediği performansla kalbimde apayrı bir yeri olan Off Days’i biraz daha kişisel bir yerden anlatmak istiyorum. Emir’in konserinde dinlediğimde en keyif aldığım şarkılardan biri oldu, Off Days. Pür neşeyle, kimsenin teklemeden eşlik ettiği hatta back vokalleri bile dinleyicilerin yaptığı inanılmaz bir performanstı. Tek bir an bile atlanmadı, asla ritim kaçmadı. Hepimiz oradaydık ve hepimiz o anı yaşadık.
Bu noktada Emir Taha konserleriyle ilgili söyleyecek çok şeyim var. Emir’i daha çok sevmek istiyorsanız kesinlikle konserine gitmeniz gerekiyor. İnanılmaz bir alçakgönüllülük, müthiş bir sıcaklık ve harika bir enerjiye sahip bir adam. Konser alanındaki herkese kalbiyle bağlı, oradaki herkese olan sevgisi çok gerçek. Herkesin enerjisinin yüksek olduğu bir konser düşünün. Ve onu 5’le çarpın. Bütün şarkılara dize dize eşlik ettik. Herkes çok mutluydu, herkes oraya aitti. Ve ilk konserim olduğu için ilk kez gördüm ama fanbase’i birbirini de tanıyormuş. Gerçekten hiçbir konserde bu kadar keyif almamışımdır. Oradaki ruh, sahnedeki performansı göklere taşıyor. Kesinlikle herkesin deneyimlemesi gereken bir etkinlik olduğunu düşünüyorum. Gidebileceğiniz en yakın konsere gidin ve sonra teşekkür için bu yazının altına geri geldiğinizde tekrar konuşalım.
BÜTÜN GÜLLERİM SOLDU
Konserden bahsetmişken beni çok etkileyen diğer şarkıya geçmenin sırası geldi. Bütün Güllerim Soldu, Emir’in ilk uzunçalar albümü ET Home Phone albümünde yer alan bir parça. Yayınlanmadan önce bir konserinde çaldığı zaman herkesle birlikte söyleyeceği zamanın gelmesini istiyormuş. O zaman, İstanbul’daki Salon İKSV konserinde geldi. Emir şarkıyı almadan öce fanbase’inden birinin çok sevdiğini ve parçanın çıkmasını beklediğini söyledi. Bu o kadar değerli o kadar tatlı bir şeydi ki… Gerçek anlamda gözle görülebilen karşılıklı sevgi ve değer verme vardı o konserde. Bütün Güllerim Soldu, o gün Emir’in hayalindeki gibi bir ağızdan söylendi. Kopmuş gitar askısından dolayı gitarı ara ara aşağı kayıp delay’lere sebep olsa da oradaki herkes şarkıyı tamamen ezbere bildiği için hiçbir şeyde aksama olmadı. Hatta Emir bazı yerlerde dinleyicilerine yetişti.
Tatlı bir gitar melodisiyle başlayan şarkı Emir’in büyüleyici vokalinin eklenmesiyle tamamlanıyor. Yalınlığıyla diğer parçalardan ayrılan Bütün Güllerim Soldu, sözlerinin aksine içimizde çiçekler açtıracak kadar neşeli bir şarkı. Bu kadar sade bir şarkının albümün öne çıkan parçalarında biri olması ise tamamen Emir’in müzikal yeteneğinin eseri.
JEALOUSY
Bir tekerleme gibi tek nefeste söylenen nakaratı, ana melodisi ve karanlığıyla benim için Emir Taha’nın en güzel şarkılarından biri Jealousy. Bir sonbahar sabahında yakmayan bir güneşle ve serinlikte ilerlerken, her yer sarı turuncuyken dinlenebilecek en güzel şarkı aynı zamanda. Vokalinde ufacık bir sıcaklık barındırmamasıyla duyguların donduğu, hiçbir şey hissedilmeyen ruh halini çok güzel yansıtıyor. Bir ayrılış anından başlayarak bütün bir ilişkinin çökme evrelerini ve ihtimalleri tek tek değerlendiriyoruz bu şarkıda. Manipülasyonları, uzaklaşmaları görüyoruz. Emir’in jilet gibi keskin ve kusursuz vokalini destekleyen etkileyici gitar tonu ise şarkıyı inanılmaz noktalara taşıyan bir detay olarak dinleme keyfini zirveye taşıyor.
1000 SUNS
Emir Taha’nın ülkenin karışık gündemi nedeniyle neredeyse hiç tanıtımı yapılmadan sessiz sedasız yayınladığı şarkısı, 1000 Suns. Duyarlılığıyla herkesin takdirini toplayan Emir, bu hareketiyle gerçekten “our boi” olduğunu göstermişti. Diğer şarkılarında da adını gördüğümüz R.I.Pablo ile Kaş’ta yaptıkları1000 Suns, Akdeniz’in sımsıcak havasını taşıyan bir şarkı. Romantik gitar rifflerinden süzülen güneş ışıklarını gözlerimizi kapattığımızda tenimizde hissedebiliyoruz. Şarkının girişinde bizi karşılayan gitar melodisi gibi çok tatlı ve romantik olan bu şarkıda dünyanın en güzel aşık olan insanını dinliyoruz. O kadar seviyor ki beklemeye tamam. Kalbim sana hep açık diyerek hep geri dönebileceğini söylerken sadece canı daha fazla acımasın diye olanları bilmemek istiyor. Böyle şairane bir sevginin mümkün olduğunu düşünmüyorum ama dünyada böyle bir sevme biçiminin olduğuna bir süreliğine bile inanmak hayatı daha güzel bir hale getiriyor.
SOLUK MAVİ NOKTA
Yazımızın son şarkısı, saykedelik tınılarla, adeta ilham aldığı sanatçıları gururla gösteren bir sound yaratan Emir’in albümünün de kapanış şarkısı olan Soluk Mavi Nokta. Carl Sagan’ın pale blue dot’ını nihilistik bir açıdan ele aldığı şarkı, kendi düşüncelerinde, sınırlarda, kurallarda kaybolmuş herkes için bir çapa gibi işlev görüyor.
“Geçmişini bırak kalsın, bilmesek de olur geleceği…” sözleriyle ana çeken Soluk Mavi Nokta, Emir’in Akdenizli ruhunu en güzel şekilde yansıtan şarkılarından biri. Bizi aşırı düşünmekten, dertlerden kaçmaya yöneltip, hiçbir şeyin düşündüğümüz kadar ağır olmadığını hatırlatırken yapmamız gereken şeyin sadece yaşamak olduğunu şiirsel bir şekilde ifade ediyor. Sınırları kaldırıyoruz, elimizde sadece yaşama isteği güneş deniz ve sevgi var. Az önce bahsettiğim Akdeniz sıcaklığı da tam olarak bunu içeriyor zaten. Emir bunu sadece şarkılarında yansıtmakla kalmıyor, konserlerine gelen dinleyicileriyle olan iletişiminde de birebir gösteriyor. Belki bilmiyordur, konser öncesi onun müziği için kuyruk oluşturan insanların arkasında, Beyoğlu’nda bir ara sokakta arkadaşlarıyla gülerken kırdığı bardağı kendisi temizlerken ve konser sonrası onu bekleyenler için dışarı çıkıp herkesle tek tek konuşup içtenlikle teşekkür ederken nasıl da orada olan herkesin kalbini kazandığını… Belki siz de bilmiyordunuz ama artık öğrendiniz. Artık bu 1000 güneşin binini de kalbinde taşıyan sanatçının konserine gitmek için bir sebebiniz daha olmuştur diye düşünüyorum.
Our boi Emir Taha’ya bir nazar boncuğu gönderip size de iyi dinlemeler dileyerek sizleri Emir Taha’nın şarkılarıyla baş başa bırakıyoruz.
Emir Taha’yı Instagram’dan takip etmek için: https://www.instagram.com/emirtaha/