Bunu okuyorsunuz:
Manchester’ın Yüksekten Uçan Kuşları’ndan Taptaze Bir Albüm

Manchester’ın Yüksekten Uçan Kuşları’ndan Taptaze Bir Albüm

Avatar
Noel Gallagher

Oasis’ten tanıdığımız, grubun zamanında gitaristliğini yapmış ve “Wonderwall”, “Don’t Look Back in Anger”, “Stop Cryin’ Your Heart Out” gibi unutulmaz Oasis şarkılarının yazarı Noel Gallagher’ın yeni albümü geçtiğimiz Cuma çıktı.

2009’da kardeşi Liam Gallagher ile anlaşmazlığı sonucu Oasis‘den ayrıldıktan sonra 2010 yılından beri “Noel Gallagher’s High Flying Birds” grubuyla solo kariyerine devam eden İngiliz müzisyen üçüncü albümü olan “Who Built the Moon” u çıkarttı. Günümüz piyasasında “albüm” sadece kulağa güzel gelen, yakın zamanda kaydedilmiş parçaların toplanması olsa da “Who Built the Moon” eskilerdeki gibi bir bütün oluşturuyor. Dinlemeyi bitirene kadar size bir şey anlattığını hissediyorsunuz ve sonunda anlıyorsunuz.

Bundan önceki iki albümde Oasis zamanlarının izlerini taşıyan Noel, bu albümde kendi tarzını daha çok yakalamışa benziyor. Eski klasik Britpop esintilerinden tam olarak kopmasa da çok deneysel çalışmalara da giriştiğini söyleyebiliriz. Şarkılara gelecek olursak:

1. Fort Knox
Albümün çıkışından önceki ikinci EP olarak çıkartılan “Fort Knox” albümün ilk şarkısı ve albümün açılış parçası için mükemmel bir seçim. Atmosferik seslerin yanında koroları sizi resmen eşsiz bir albüme davet ediyor. Daha ilk şarkıdan farklı bir albüm dinleyeceğinizi anlıyorsunuz.

2. Holy Mountain
Albümün ilk EP’si olup bize eski Britpop şarkılarını hatırlatan “Holy Mountain” çoğu insanın favori parçası. Neşe dolu ve ağza dolaşan nakaratıyla birlikte kesinlikle Noel’in solo kariyerinin en başarılı parçalarından biri. Şarkının ne anlattığına soracak olursanız da şarkı basitçe “aşık olmak” duygusunu en coşkulu bir biçimde ele alıyor.

3. Keep on Reaching:
Albümü dinlemeye başladık Fort Knox ile biraz tüyler ürpertici ama kesinlikle inanılmaz bir albüme hazırlandık. Holy Mountain ile eski Britpop günlerine dönüş yaptık ve daha yüzümüzdeki gülümseme bitmeden bir yüksek tempolu şarkı daha geliyor. “Keep on Reaching” tam anlamıyla bir oldie parça. Ritm tutmadan duramayacağınız bu şarkı sizi 60’ların müziğine geri götürüp ayaklarınız yorulana kadar dans ettirecek.

4. It’s A Beautiful World
Ve geldik albümden önce çıkan üçüncü EP’ye. “It’s A Beatiful World” albümün en karakteristik parçalarından biri (aynı zamanda şu anki favorim -neredeyse iki günde bir değişse de-). Sarkastik bir dili olan parçanın nakaratı gerek melodisi gerek efekt kullanımı gerek içine çektiği atmosfer olsun sizi başka dünyalara gönderecek. Aynı zamanda bu parçayla başlayarak gerçek anlamında bir “konsept albüm”e giriş yapıyoruz.

5. She Taught Me How to Fly
Albümün beşinci şarkısı olan “She Taught Me How to Fly” basit ama etkili şarkılara verilebilecek örneklerden biri. Basit bir altyapı basit melodiler ve basit sözler üzerine kurulu bir şarkı. Başta sizi etkilemese de arada sırada Noel’in kendine has aşk tanımını dinlemek için şarkıyı açma isteği hissediyorsunuz. (Not: Şarkının başındaki efektler It’s A Beautiful World’ün son saniyesindeki seslerin feedback’leridir.)

noel-gallagher
noel-gallagher

6. Be Careful What You Wish For
Tam aşırı kullanılmış efektler mi var diye düşünürken sıcak bir akustik gitar karşılıyor sizi. The Beatles’ın Come Together parçasına benzer bir gidişatı olan “Be Careful What You Wish For” özetle Noel’in kendi çocuklarına ve genel olarak çocuklara verdiği bir öğüt. Şarkının sözleri şimdiden birçok dinleyici tarafından Noel’in en başarılı söz yazımlarından biri olarak kabul ediliyor.

7. Black & White Sunshine
Ve geliyoruz Noel’in albümdeki favorisine. “Black & White Sunshine” ismine yakışır bir saykodelik pop şarkısı. Dinamik vokal melodileri sayesinde sıradan bir şarkı olmaktan kurtulan “Black & White Sunshine” Noel’in konserlerde çalmak için en çok sabırsızlandığı şarkı.

8. Interlude (Wednesday Part 1)
“Interlude (Wednesday Part 1)” enstrümantel bir parça. Basitçe bundan sonraki şarkıların atmosferi için bir bilet denilebilir. Wednesday olmasının sebibini de şarkının çarşamba günü kaydedilmiş olmasıyla açıklıyor Noel Gallagher.

9. If Love Is The Law
Gene bir önceki şarkının sönmemiş sesleriyle başlayan “If Love Is The Law” tekrardan Noel’in aşka bir yorumu olarak değerlendirilebilir. Fakat bu sefer bir ayrılığı modern bir edebiyatla ele alıyor. Elektro gitar ve mızıkada bu kayıtta yer almış bir diğer sanatçı da Johnny Marr, The Smiths’in gitaristi ve şarkı yazarı. Noel ile çok yakın arkadaş olan Marr şarkıyla ilgili tek bir nota bile duymadan stüdyoya gitmiş ve şarkıyı kaydetmiş. Noel bunu kendisinin yapamayacağı bir ustalık olarak görüyor.

10. The Man Who Built The Moon
Albümün ismine bir cevap niteliğinde olan bu parça eski İngiliz şiirlerine ve İncil’e yapılmış göndermelerle dolu. Kazdıkça daha fazlasını bulabildiğimiz bu şarkı albümdeki duygunun zirveye ulaştığı yer. Şarkının bitimine kadar karışık duygular hissediyorsunuz, hele ki albümü baştan dinlediyseniz neredeyse her duygunın birbirine girdiğini düşünüyorsunuz. Ama şarkı bittiği saniye hissettiğiniz tek şey doygunluk oluyor.

11. End Credits (Wednesday Part 2)
Bir kez daha bir önceki şarkıyı devam ettiren bir şarkı olan  “End Credits (Wednesday Part 2)” kendini gayet güzel açıklıyor. 8inci şarkının aynısı olan bu parça sizi soktuğu dünyadan yavaş yavaş çıkartıyor.

12. Dead In The Water
Not düşülmemiş olsa da “Dead In The Water” bir bonus şarkı. Albümden bağımsız olan bu şarkı bir canlı kayıt. Hem de tam iki sene öncesine ait bir kayıt. Noel’in bile kayıtta olduğunun farkında olmadığı bu şarkı bütün doğallığıyla Noel, akustik gitarı, sesi ve ona eşlik eden bir piyano ile başbaşa kalıyorsunuz. “Dead In The Water” sizi düşünmeye iten ve duygudan duyguya savuran bir albümden sonra tekrar dünyaya dönmek için birebir. Aynı zamanda albüme pek ısınmayan çoğu dinleyicinin kurtarıcısı olan şarkı kesinlikle bir Noel Gallagher klasiği.

Özetle, “Who Built the Moon?” muhteşem bir deneyimden başka bir şey değil. Günümüzün single ezberini bozar nitelikteki bu albüm herkesin en az bir kere baştan sona dinlemesi gereken albümlerden.

Fotoğraf: Mark Metcalfe

Bu içerik size ne hissettirdi?
ehehe
0
ilginç
0
kalp <3
0
karasızım
0
olamaz!
0
üzücü
0
Yoruma Bak (0)

Cevap Bırak