Ankara’dan Yükselen Farklı Sesler, MickeySaysBye | Röportaj #8

Öncelikle sizi, müzik eksenin biraz dışında kalarak tanıyalım mı?

Pervin Güzeldere: Grafik okuyorum, 3.sınıfım.Sanatla ilgili neredeyse her şey ilgimi çekiyor aslında. Bu anlamda da çok yönlü ilerlemek için hem videoları hem de fotoğrafları yapıyoruz. Okula gidiyorum bu aralar. Evdeyiz genelde grubun işleriyle uğraşıyoruz, bitki yetiştiriyoruz…

Ege Tülek: Ana uğraşım müzik ve ses mühendisliği. Amerika’da 1 sene ses mühendisliği okudum. Freelance işler olursa onlarla ilgileniyorum. Odtü Felsefe mezunuyum. Biraz fazla oyun oynuyoruz evde. Bir oyun dergisinde oyun incelemesi yapıyorum. Sokaktaki hayvanlara yardım etmeye çalışıyoruz, benim alerjim olduğu için maalesef evde besleyemiyoruz.

Pekala, birlikte müzik yapma fikri nasıl ortaya çıktı? Bu fikrin akabinde hedeflediğiniz nokta neydi?

Pervin Güzeldere: Bir şeyi hedefleyerek çıkmadı aslında. Yazın bunalımdaydık biraz ikimiz de. Bir şekilde bunu nasıl dışarı atarız diye düşünüyorduk ve bunun için bir şeyler yapmak istiyorduk. Hiçbir şey karar vererek, ‘’biz böyle bir şey başlatalım’’ falan diyerek oluşmadı. Bir gün bir şarkı sözü yazdım ben onun üzerine Ege’nin aklına birşeyler geldi derken devamı geldi. Nasıl bir müzik yapacağımız da akışına göre şekillendi. Ve sonunda müzik bize aradığımız rahatlığı verdi.

Ege Tülek: O dönem Pervin bana resim çizmeyi öğretiyordu, olabildiğince yazmaya çalışıyorduk. O zaman da müzik çok ciddi değildi yani öyle grup kurma amacı ile başlamadık. Ama işte hoşumuza gitti ve devam ettik.

Akılda kalıcı olmak yerine dikkat çekici olmayı tercih ettiğinizi düşünüyorum. Bu doğrultuda seçmiş olduğunuz grup isminin sizdeki hikayesini ve bu isme karar verme aşamasını anlatabilir misiniz?

Pervin Güzeldere: Yani hikayesi yok aslında. Ben Mickey ismini seviyordum kendim nick olarak kullanıyordum. MickeySaysBye aslında başka bir şey için bulduğumuz bir isimdi. Müzik yapmaya başlayınca da onun için kullandık. Bir de saçmalığı da hoşumuza gitti yani.

Şarkı yazma ve kayıt süreçleri nasıl gelişiyor, neler oluyor bu aşamada?

Pervin Güzeldere: Şarkılar genelde bir anda çıkıyor. Ben aklıma geldikçe söz yazıyorum, Ege bazen gitarla bir şey buluyor ben klavyeyle bir şey yapıyorum ve onlar birleşiyor. Kimin aklına ne gelirse aslında. Önceden bulunmuş şeylerden de çıkabiliyor ama bir anda şekilleniyor genelde.

Albüm çıkarsa albümdeki tüm şarkılar İngilizce mi olacak, yoksa Türkçe şarkı da eklemeyi düşünüyor musunuz?

Pervin Güzeldere: Yani önceliğimiz Türkiye tabi ama şarkılarımızı herkes dinlesin, herkes anlayabilsin istiyoruz. Ben bizim dilimizde de bir şeyler olsun istiyorum.

Ege Tülek: Özellikle İngilizce olsun gibi bir derdimiz yok. Şimdiye kadar böyle çıktı. Türkçe bir şarkı da yaptık ama henüz pek içimize sinmedi.

Kayıt sürecinin öncesinde ve sonrasında, üretim sürecine katkıda bulunan özel bir isim ya da isimler var mı?

Ege Tülek: Yok hayır. Her şeyi, klipler, kayıtlar falan biz yapıyoruz. Görsellerde Şebnem diye bir arkadaşımız var o yardımcı oldu. Ama onun dışında olmadı.

Bir müzik grubuyla yer değiştirme şansınız olsa, kimin yerinde olmak isterdiniz?

Ege ve Pervin: Blonde Redhead.

Müziğin dışında hangi sanat dalları ilginizi çekiyor?

Ege Tülek: Sinema. Aslında her şeyle ilgilenmeye çalışıyoruz. Bir şeyler üretebilmek istiyoruz. Hatta bir kitap çıkarma düşüncemiz de vardı bizim.

Pervin Güzeldere: Şu an en çok videolar yapmak hoşuma gidiyor.

Bulunduğunuz şehrin müzikal kariyerinize dezavantaj sağladığını düşünüyor musunuz? Bu konuda ileriye dönük olarak farklı bir şehir ya da ülkede yer almak gibi bir düşünce ya da hayaliniz var mı?

Ege Tülek: Hayır bir dezavantajı yok. Aksine burada çok güzel müzik yapan insanlar ve çok güzel bir ortam var.

Pervin Güzeldere: Aslında biz düşünüyorduk yurtdışına bir şekilde kapı açılsın diye ama şöyle oldu; başladıktan sonra birçok insanla tanıştık, öyle olunca da Ankara için bir şeyler yapma düşüncesi gelişti. Hani artık İstanbul zaten bambaşka bir yerde müzik anlamında. Ankara’yı biraz daha bu yolda ilerletecek bir şey yapmak baştaki hedefimiz.

Ege Tülek: İstanbul’da gerçekten çok güzel bir kültür oluşmuş müzik açısından. Diğer sanat aktiviteleri için de bir çok kolektif ve faaliyet var. En basitinden Kadıköy sound deyince aklına bir şey geliyor aynısını Ankara’da da oluşturabilmek istiyoruz. Ankara’da güzel müzik yapan insanlar var ama bir araya gelme eksikliği var ne yazık ki. Geçenlerde “Fill The Void” diye bir etkinlikte çaldık, 19 müzisyen/grup vardı. Gerçekten çok güzel insanlar ve çok güzel müzikler vardı. Bir arada olunca çok iyi hissettik.

Bugün albüm çıkacak olsa, ‘credit’ kısmında kimlerin ismi yazacak olurdu?

Ege ve Pervin:  Aile kesin olurdu. Göresellerimizi yapan Şebnem. “In The Void” ekibinin tamamı, “onlar bizi çok motive ettiler ve destek oldular. Ankara’daki diğer müzisyen arkadaşlarımız mesela “Bam Bam Bam”, Alper Yıldırım ,“Ciermento Ferforte”. Hiç birisi bize müziğimizde “şöyle yapın, böyle yapın” demedi ancak bu süreçte bize gerçekten çok büyük destek oldular, enerji verdiler, yalnız olmadığımızı hissettirdiler. Bu da çok önemli bir şey.

Yerli ve yabancı isimlerden bir playlist hazırlayacak olsanız neler yer alırdı?

Ege Tülek: Talk Talk, Esben And The Witch, Blonde Redhead, Anthony And The Johnsons, Jaga Jazzist, Alper Yıldırım, Ekin Fil, gecegece…

Pervin Güzeldere: Yeah Yeah Yeahs, Kimya Dawson, Múm, Tom Waits,  Gyða Valtýsdóttir, Bam Bam Bam, Cocteau Twins, St. Vincent, Choir of Young Believers

Merak edenler sizi nerelerden takip edebilir ya da size ulaşabilir?

Facebook’ta varız, yeni yaptığımız şeyleri oradan paylaşıyoruz, Youtube ve Soundcloud’da varız. Biri ulaşmak isterse de direk cevap veririz tabi ki.

Abone Ol

Son gelişmeleri e-bülten ile takip edin