Bunu okuyorsunuz:
“Yalın ve Etkileyici” Birileri Grubundan Pür Akustik

“Yalın ve Etkileyici” Birileri Grubundan Pür Akustik

Avatar
birileri, halledebilirdik, pür akustik, albüm, şarkıları

Birileri grubunun 31 Mayıs 2019’da yayınlanan ikinci stüdyo albümleri “Kusursz”un ardından tekliler halinde paylaştıkları akustik kayıtları “Pür Akustik” adı altında bir araya geldi.

 

2015’te ilk teklileri Paralel Bir Evrende Halen Bulutlar Üzerinde Olma Olasılığımıza Dair’le hayatımıza giren Birileri, 2016’da ilk stüdyo albümleri Bir İleri’yi parçalar halinde yayınladı. İlk albümleriyle güzel bir çıkış yapan Birileri, yakaladıkları bu ivmeyle farklı şehirlerde verdikleri konserlerle devam ettiler. Çoğu parçalarının canlı performans kayıtlarını da ara ara paylaşan grup, konserlerine gelemeyen dinleyicilerine de bu videolar sayesinde canlı çalımlarının çok başarılı olduğunu ve sahnede ne kadar enerjik ve eğlenceli olduklarını göstermişlerdi.

 

 

2017’de Dünyayı Kaldıran Adam ve 2018’de Bir Şey Yapmak teklilerini yayınlayan grup, 2019’un ilk gününde paylaştıkları Hangi Rüzgarlar teklileriyle yeni albümün yolda olduğunun haberini vermişlerdi. Hangi Rüzgarlar’ı takip eden 3 teklinin ardından 31 Mayıs’ta ikinci stüdyo albümleri Kusursz’u dinleyicileriyle buluşturdular. (Kusursz’un detaylı inceleme yazısına buradan ulaşabilirsiniz.)

 

 

2015’ten beri anılarımıza dahil olan bu başarılı müzisyenler her yeni parçalarında hayatlarımızdaki yerlerini daha da sağlamlaştırdılar. Kendimizi ararken, yaşadıklarımızı sorgularken, aşktan ayaklarımız yerden kesildiğinde ve kanatlarımız kırılıp yere çakıldığımızda şarkılarına koştuğumuz Birileri, şimdi de Pür Akustik’le en yalın ve etkileyici halleriyle karşımızda!

Albümde ve grupta vokal ve gitarda Jan Soykök’ü, gitarda Baturalp Yılmaz’ı, bas gitar ve geri vokalde Emre Dereli’yi ve davulda Çağdaş Topal’ı dinliyoruz. Ayrıca Bir Anlam Ver ve Hiçbir Türlü Bulamadım Ben Beni’de gruba saksafonda Tarık Karakoç eşlik ediyor.

 

 

25 Temmuz’da yayınlanan Halledebilirdik’le başlayan ve 8 Kasım’da yayınlanan Hiçbir Türlü Bulamadım Ben Beni coverıyla son halini alan Pür Akustik, Birileri’nin diskografisinde ilk canlı akustik albüm olarak yerini almış oldu. Yayınladıkları ilk teklilerinden son albümlerine kadar olan parçaların bir seçkisi diyebileceğimiz Pür Akustik,  grubun, özellikle de şarkı sözlerini yazan Jan Soykök’ün, yıllar içindeki değişimini de bir kolaj halinde gözler önüne seriyor. Yeni yılla beraber çıkarmayı planladıkları tekli ile rotayı bir başka istikamete kıracaklarını belirten Birileri’ni, ilerledikleri yolda keyifle takip etmeye devam edeceğiz. Siz de yeniliklerden ve konser takviminden haberdar olmak için Birileri’ni  Instagram’dan   takip etmeyi unutmayın.

Ama önce gelin, yerinde durmadan sürekli üreten Birileri’nin bu güzel albümün parçalarına biraz göz atalım.

 

 

Aşık Olmamam Gerek

Albümün açılış parçası olan Aşık Olmamam Gerek’i  aslında bir kısmımız önceden biliyoruz. Birileri üyelerinin, grup Birileri adını almadan önceki “Masiva” zamanlarından gelen bu parçayı albümde görmek, yüzümüzü güldüren bir detay oldu diyebiliriz. Pozitif sounduyla dinleyeni anında yükselten bu tatlı romantik şarkıda da Jan Soykök’ün yazdığı diğer sözler gibi, kendi hayatımızda benzerini bulabildiğimiz bir hikayeyi dinliyoruz. Geçmişimizden gelen duyguların eşliğinde anılarımızı zihnimizde tekrar tekrar canlandırıyoruz ve yüzümüzde bu şarkıdan kalan bir gülümsemeyle albümü dinlemeye devam ediyoruz.

 

 

“Biliyorum benim sana aşık olmamam gerek
Ama bilirsin laftan anlamaz bu yürek
Sanıyorum biraz daha yanında kalmam gerek
Kaybediyorum kendimi ben, kendimi ben giderek”

 

Hangi Rüzgarlar

Hangi Rüzgarlar’da kendimizi masalsı bir atmosferin içinde buluveriyoruz. Şarkının girişinde peşine takıldığımız gitar, şarkının devamında da su gibi akıp gidiyor. Tellerin üstünde başlayan yolculuğumuza yavaş yavaş mor bir gökyüzüne doğru yükselerek devam ediyoruz.

Sürprizlerle dolu bir gezegende yaşıyoruz, her an her şeyi yaşayabiliriz. Kazanmaya en yakın olduğumuz zamanda bir anda elimizdekilerin hepsini kaybedebiliriz. Bu kayıplar, umutlarımızı da beraberinde götürür ve karşı karşıya kaldığımız gerçeklerin ağırlığıyla yavaş yavaş dibe çekilmeye başlarız. Bu aşamada mağlubiyetimizi kabul edip değiştiremeyeceğimiz gerçeklerle savaşmayı bırakırsak hayat kendi akışıyla o ağırlıkları üzerimizden alıp götürür. Yavaş yavaş yükselmeye başlarız ve hayat bize yeni umutlar sunar.

 

 

Umutlar yitirilir, umutlar doğar, biz de yolculuğumuza devam ederiz. Bu yolculuğun devam edebilmesi için elzem olansa ne yaşarsak yaşayalım hayallerimizi korumamızdır. Dünyadaki varlığımızın hayallerimiz kadar olduğunu bilen ve hayallere değer veren Jan Soykök de bu parçada bunu “Tüm hayallerimi yitirecek olur isem eğer bir gün, ne kalır benden geriye?” sözleriyle anlatmış.

 

“Yelkenlerini derin sulara indir
Savaşmak anlamsız
Bu elin kazananı bellidir
Yüzünü rüzgarın estiği yöne çevir”

 

 

Bu Böyle (Toplu Bir Kabullenişin Şarkısı)

Hayatın genel akışına hakim olamıyoruz. Bizden bağımsız akanları değiştiremiyoruz. Kendi küçük sınırlarımızda hayaller kurarken bizden boyutlarca büyük olan şehirleri ülkeleri gezegenleri ve galaksileri unutuyoruz.

Veya o kadar genişletmeden sadece hayatımızdaki insanları baz alalım, onların kendi yolculuklarında yaşadıklarından, arayışlarından biz de etkileniyoruz. Çünkü biz de o savaşa ve savaşa eşlik eden gürültüye dahil oluyoruz. Dayanamayacağımız noktaya gelince de hatıraları ardımızda bırakıp uzaklaşıyoruz ve geride kalanları da bir sessizlik içinde bırakıyoruz. Onlar için beklenmedik bir anda gelen bu yalnızlık bir duraksamaya sebep olsa da hiçbir şey son bulmuyor, kaldıkları savaşlarına devam ediyorlar.

 

 

Bu Böyle’de Jan Soykök’ün perspektifinden, kendiyle olan savaşının yarattığı yıkımın analizini dinliyoruz . Yaşananları değiştiremeyeceğinin farkında ve bu kabullenişle elinde kalan anıları yazmaktan başka bir yola yönelmiyor. Bu durumu çok başarılı bir şekilde anlatan sözler, sondaki gitar solosunun desteğiyle şarkıyı kolaylıkla özümsenebilecek hale getiriyor. Evrensel bir “çaresizlik melodisi” olabilecek gitar solosu, sözlerde anlatılan savaşların yorgunluğunu ve üstümüze çöken anıların altında kalma hissini tüm ağırlığıyla hissetmemizi sağlıyor.

 

“Bu böyle
Amansız bir savaşta kendim karşı kendime
Bu böyle
Tekil sebeplerin çoğul sonuçları içinde”

 

 

Halledebilirdik

Birileri’nin en sevilen parçalarından biri olan Halledebilirdik’i 25 Temmuz’da bu serinin ilk teklisi olarak dinlemiştik. Beklemediğimiz bir anda gelen bu sürpriz projenin yarattığı heyecan bir yana bu parçanın bu kadar güzel olması da bizi çok mutlu etmişti.

Bu noktada Birileri’nin diğer şarkılarının önüne geçtiği için Halledebilirdik’e biraz ön yargılı yaklaştığımı itiraf etmem gerekiyor ama bu düşüncelerim, Pür Akustik’ten sonra tamamen değişti. İki akustik gitar, bir bas gitar ve davulla bu kadar ihtişamlı bir müzik icra etmeleri gerçekten takdir edilmesi gereken bir durum.

 

 

Albümün adı gibi “pür” bir kayıt dinlediğimiz bu parçada; tüylerimizi diken diken eden görkemli müziğin eşliğinde anlatılan duygular, en saf haliyle karşımıza çıkıp deyim yerindeyse ete kemiğe bürünüyorlar. Hissiyatın direkt ve eksiksiz geçtiği Halledebilirdik‘in Hiçbir Türlü Bulamadım Ben Beni’yle birlikte albümün en etkileyici parçalarından biri olduğunu gönül rahatlığıyla söyleyebiliriz.

 

“Ah anlamıyorum nasıl bir şey bu
Nasıl da hastalıklı bir duygu
Zaman bile gücünü yettiremez buna
Hatırlarım hala, bilirim daim olduğunu”

 

 

Zamanın Dışında Boşluğun İçinde

Parçanın girişinde bizi karşılayan gitarla kimsenin olmadığı bir okyanus kıyısına gidiyoruz. “Zamanın dışında süzülme”yi gerçekten hissettiren müziğiyle dünyadan soyutlanıp bir gün batımında dalgaların peşine düşüyoruz.

Kendini sorgulamaya yönelik sözlere sahip olan Zamanın Dışında Boşluğun İçinde, bu akustik versiyonuyla bizlere bambaşka bir yüzünü göstermiş. Bir İleri’de daha heyecanlı ve sert bir tavra sahip halini dinlediğimiz şarkıyı, bu albümde biraz daha yumuşamış haliyle dinliyoruz.

 

 

Geçen üç yılda şarkının aurasının bu şekilde bir değişime uğramış olması, bunun “doğasının getirdiği bir olgunlaşma” olduğu hissini uyandırıyor. Sanki o yılları yaşamış da hayatta alması gereken dersleri almış gibi… Bizim ilk dinlediğimiz zamanlarda telaşlı bir halde oradan oraya koşarak kaybolduğumuz yolda artık, kendimize güvenmenin verdiği sükunetle “problemi tespit etme” “çözümü bulma” ve “yol gösterme” adımlarıyla, kendimizle barış halinde ve huzurlu bir biçimde ilerliyor olmamız gibi.

 

“Zihninin derinlerinde ne bulunur insanın
Verdiği mutluluk  mu donmuş nehre uzanmanın
Nerededir bu kendi kendine yardım bölümü
Epeyce bir vakittir onu aramadayım”

 

 

Bir Anlam Ver

Bir İleri’nin kapanış parçası olan Bir Anlam Ver, maalesef o albümde hak ettiği değeri görememişti. Bu durumun farkında olan ve bu konudaki rahatsızlıklarını daha önce dile getiren Birileri de sihirli dokunuşlar ekleyerek revize ettikleri parçayı Pür Akustik’le tekrar bizlere sunmuş.

 

 

Tarık Karakoç’un saksafonla eşlik ettiği iki parçadan biri olan Bir Anlam Ver, bu yeni sounduyla bambaşka bir ruha bürünmüş. Samba ve jazzın karışımı olan “bossa nova” esintileri taşıyan bu versiyonuyla daha kıvrak ve pürüzsüz bir hal alan şarkıda hareketsiz kalmanın gerçek anlamda imkansız olduğunu söyleyebiliriz.

 

 

Tarık Karakoç’la birlikte Çağdaş Topal’ın da parçanın devinimine olan etkisi oldukça dikkat çekici. Saksafon, ne kadar uçup giden müziğin altını doldurup değdiği her ruhta iz bırakmasını sağlamışsa, davul da bu yeni halinin parçayı ağırlaştırmasına izin vermeden, müziğin su gibi akmaya devam etmesini sağlamış. Bu yoğunluğu çok iyi ayarlamış olmaları da parçayı, oldukça keyifli ve tekrar tekrar dinlemeyi isteyeceğimiz bir hale getirmiş.

 

“Aslında, sadece
Tek bir şeyin eksikliği var içimde
Esasında, fark etmeden
Hapsetmişim ben kendimi kendi içime
Bir anlam ver, ben bulamıyorum hiçbir şeye”

 

 

Hiçbir Türlü Bulamadım Ben Beni

Albümün kapanış parçası, canlı akustik teklilerin de en son yayınlananına geldik. İlk kez Kusursz’un lansman konserinde dinlediğimiz Hiçbir Türlü Bulamadım Ben Beni, Birileri’nin ilk coverladığı parça olma özelliği taşıyor. Daha önce “Cover yapacak mısınız?” sorularına “İçimize sinen bir parça olursa neden olmasın?” şeklinde cevap veren Birileri, içlerine sinen bir parça bulunca değerlendirmişler. Bir Aşık Veysel şarkısı olan Hiçbir Türlü Bulamadım Ben Beni’ye eşsiz bir yorum katarak ortaya muhteşem bir sonuç çıkarmışlar.

 

 

Sözlerin Jan Soykök’ün yazdığı, kendini aramaya ve var oluşa dair sorgulamalar içeren sözlerin ruhuna yakınlığı, Birileri’nin birkaç şarkısını dinlemiş olan herkesin kolayca fark edebileceği bir durum. Bu yakınlığın, parçanın bu kadar güzel bir şekilde coverlanmasında mutlaka etkisi vardır. Çünkü şarkının ne anlattığını anlamadan, içselleştirip kendi yorumlarını katamazlardı. Ve bu o kadar başarılı bir cover ki var olana kendi tarzlarıyla yepyeni bir boyut kazandırırken bir yandan da Aşık Veysel denilince akıllara gelen “toprağa bağlılık” hissini de çok güzel bir şekilde vurgulayabilmişler.

 

 

Bu parçada öne çıkan bir sesten bahsedemiyoruz çünkü müzik o kadar bütün bir halde ki… Parçanın tamamına yayılmış zenginlik asla azalmıyor ve bu yoğunluk fazla gelip rahatsız da etmiyor. Müzikal doygunluğun optimum seviyesini yakalamışlar ve şarkı boyunca bunu korumayı başarmışlar. Özellikle 3.28 – 3.49 arasındaki büyüleyici melodinin, tek başına tekrar tekrar dinlenebilecek bir güzelliğe sahip olduğunu söyleyebiliriz.

 

“Yıllarca aradım kendi kendimi
Hiçbir türlü bulamadım ben beni
Hayal miyim, rüya mı bilinmez
Hiçbir türlü bulamadım ben beni”

 

Bu içerik size ne hissettirdi?
ehehe
0
ilginç
2
kalp <3
10
karasızım
0
olamaz!
0
üzücü
0